Sileceği çek - Rakı muhabbetidir

Aylardan Şubat, İzmirdeyim. Tarık dayım evleniyor. Bir de yanımda dostum, güzel insan Bekir. Güzel günümüzde beraberiz, eğleniyoruz, oynuyoruz filan. Neyse düğün bitiyor herkes evine, biz gençlik takılıyoruz aramızda. Ama öyle bir takılıyoruz ki bir yandan içkiler bir yandan müzik yapıyoruz. Arabeskin en sağlam şarkılarını çalıp, söyledık o gece sabaha kadar. Gece ilerledikçe de şişelerin biri bitip diğeri geldi. Herkeste kafa kıyak.

Kuzen dedi, biz atlayıp sıcak boyozumuzu alalım, hem Bekir' i de gezdirmiş oluruz. Tamam dedik. Arkadaştan baba şahinin anahtarını kaptık. Arkadaş da, aracın muayenesi bitmiş 2 yıldır aman dikkat, bir de 5 liralık gaz ya var ya yok, bitmeden alın mutlaka dedi. Çıktık yola, bir yagmur başladı deli gibi yağıyor. Aldık boyozlarımızı. Arabanın sileceği de arızalı mı, ha babam o soğukta pencereyi açıp ön camdan sileceklere dokunuyorum ki dönsün. Neyse 5 liralık bir gaz aldık. Kuzen dedi ünlü şahin tepesine çıkalım da görsün Bekir kardeşim manzarayı. Eyvallah yaptık, çıkıyoruz birbiri ardına dik rampalardan. Araç bir stop etmez mi. Geri geri akıtınca da kuzen, arka tekerler yanlamasına kaldırıma dayandı. Aha sıçtık dedim. İleri itsen zor, geri gelsen gelemiyorsun. Neyse ayaklarımız kaya kaya güç bela çıkardık. Kuzen ben kardeşimi illa çıkaracam diye inat edip bir gazla tepeyi bulduk çok şükür. Manzara mükemmel ama Bekir kardeşim daha göreceğini görmedi.

Eve dönelim dedik, kuzen ölüm yokuşundan indireyim sizi diye tutturdu. Artık orada da elektrik direğine çarpmadan zor kurtulduk. Adrenalinler tavan yapmış, artık sakin trafikte ışık bekliyoruz. Önümüzde bir polis aracı. Bu arada bizim ışıklar da arada sönüyor. Bir iki kere oynayınca geri kendine geliyordu. Polis aracını sollayıp geçtik ilerliyoruz , bir baktım kuzen hızlanmaya başladı. O anda dikizde ışıkları parıldayan polisi gördüm. Oğlum dursana filan diyorum, yok atlatırım şimdi kuzen gör bak diyor. Dur oğlum dur demeye kalmadı Gta sahnelerine döndük. Arkamızda spin atan polis aracı duvara çarpmaktan zor kurtuldu. 2dk'da 4 aracı peşimize takmış ara sokaklarda kaybolma derdindeyiz. Kuzene ne dediysem durmuyor. En son girdik mi çıkmaz sokağa, aha sıçtık dedim. Polisler geldiler bağıra çağıra indirdiler. Eller yukarı filan deyip yapıştırdılar bizi arabaya. Kimlik ver, kimlik ver diyor aynı anda. Elimi indiriyorum, indirme elini. Ee nasıl vereyim ben kimliği dedim ve kafama yedim. Sus, konuşma diyor. Başladılar arabayı didik didik aramaya. Elemanı da bilmiyoruz ki, bir şey çıkarsak yandık telaşı da başladı. Amir de 5. otoyla geldi. Başladı bizim kuzene yağdırmaya. Sen askersin kullanma yetkin yok, şuanki cezanla hapistesin. Aracın 2 yıllık muayenesi yok bağladım mı 2 aya çıkmaz. Bir de sen alkol mü kokuyorsun dedi bizimkine. Bizimki başladı dil dökmeye. Yok amirim bir tane içtim başka almadım, kurbanın olayım, şöyle olayım falan filan da döktürüyor bir güzel. Laf var tabi bizim piçte de. Kazadan kurtulan polis de yağdırıyor bir yandan. Amir ne için kaçtın o zaman oğlum filan dedi, bizimki heyecan yaptım filan deyip devam etti. Allah var nasıl bir insiyatifse biz o gün oradan sağa salim hiçbir şey olmadan çıktık, bindik araca. Amir usluca dönün, buralarda görürsem alırım içeri dedi. Bizim kuzen yine çıkarken sollayım mı filan yapıp kaşınıyor ki yaptı da. Basarak uzaklaştık. 2,3 dakika gitmedik ki araba öksürmeye başladı. Bir baktık tüp bitti. O yağmurda 400-500 metre istasyona aracı geldiğine pişman misafir Bekir kardeşimle ittik. Bir de polisler bizi geçerken yakaladılar tekrardan. Sağolsunlar atmadılar yine. Tüpümüzü alıp sonrasında sağa salim vardık..

    Blogger news

    Blogroll

    About